VATAN yahut SİLİSTRE - NAMIK KEMAL


phpThumb_generated_thumbnail
Kimler indirebilir Tüm Üyeler

Bu kitaba oy ver :

1,113 kez görüntülendi / 199 kez indirildi






Tiyatroyu, “Bir milletin söz söyleme gücü yazınsa (edebiyatsa), Yazın’ın yaşam bulmuş söz söyleme gücü de tiyatrodur,” diye tanımlayan, eğlencelerin en yararlısı olarak niteleyen ve, “Güzel bir oyun okumanın, oynandığını görmek kadar tat vermese bile, yine roman okumaktan daha iyidir. Çünkü oyunda duygular daha şiddetle betimlenir,” diyen Nâmık Kemal, toplam altı oyun yazdı; ancak sağlığında bunlardan yalnızca Vatan yahut Silistre’nin oynandığını gördü. Kara Belâ oyunuysa, yazarın ölümünden sonra yayımlandı. Nâmık Kemal oyunları işledikleri temalara göre iki kümeye ayrılabilir: Bunlardan birincisi, yazarın şiirlerinde de yer alan “vatan sevgisi”, “vatan yolunda” çalışma ve “bu uğurda canını bile sakınmama” teması işlenen tarihsel oyunlardır: Vatan yahut Silistre’de, Silistre kalesinin, Rus olduğu net olarak belirtilmeyen düşman işgaline karşı gösterilen yiğitçe savunma anlatılır; konusu Hindistan’da geçen ve Hugo’nun Cromweü oyunundan etkilenen Cetctleddin Harzemşâh’ta zorba yöneticilerin yergisi işlenir; bu oyun epey uzun oluşu ve karmaşık planı nedeniyle okunmak üzere yazılmıştır; yazarın sahne tekniğine ve diline en uygun olan, kimi sahnelerinde Shakespeare’dan [Hamlet vb.) etkilenerek esinlenen Gül-nihal’de de yurt sevgisi coşkulu bir dille sergilenir. İkincisi, Tanzimat tiyatrosunun sık işlediği “gençlerin birbirlerini görmeden evlendirilmelerinin kötü sonuçlan” temasını işleyen toplumsal konulu oyunlardır: Akif Bey, yalın diliyle dikkati çeken ve âşıkların ölüm döşeğinde birleşmeleri temasım işleyen Zavallı Çocuk, bu kümeye girer. Nâmık Kemal, anlatılarında olduğu gibi, oyunlarında da Coşumculuğun, özellikle Fransız Coşumculuğunun etkisindedir.